Archive

Archive for April, 2009

Yol

April 9, 2009 Leave a comment

…. Bu yolda yürek var mıdır? Tüm yollar özdeştir; bir yere götürmezler. Çalılıklardan geçen yada çalılıklara götüren yollar. Diyebilirim ki kendi yaşamımda çok uzun zaman yollardan geçtim; ama bir yere varmış değilim. Velinimetimin sorusu anlam taşıyor şimdi. Bu yolda yürek var mı? Varsa eğer, o yol iyidir; ama yoksa yok bir yararı… Her ikiside bir yere götürmez adamı; ama birinde yürek vardır, öbüründe yoktur. Birinde eğlenceli sevinç dolu bir yolculuk yaparsın; üstünde yürüdükçe onunla bir olursun. Öbürü seni doğduğuna pişman ettirir. Biri sana güç verir, öbürü köreltir.

Carlos Castaneda/ Don Juan’ın Öğretileri

SIP server kurmak vol.2

April 5, 2009 Leave a comment

Asterisk kurulumunun birden fazla yolu mevcut. Linux işletim sistemi yüklü bir makinaya kurulabildiği gibi kendisi işletim sistemi olarak kurulabilinir. Nasıl mı ?

  • AsteriskNow
  • trixbox
  • Bu yazılımlar sayesinde işletim sisteminizi Asterisk icin konfigure etmenize gerek yok. Asterisk ve bunun yanı sıra birçok kullanışlı yazılımı beraberinde bulunduran, bir nevi Asterisk için oluşturulmuş işletim sistemleridir. Bilgisayarınıza linux işletim sistemi kurar gibi kurulur. Kurulum sonunda ise herşeyiyle hazır Asterisk server emrinize amadedir.

    Not: Kurulum sırasında disklerinizdeki tüm veriler kaybolabilir. Sistem en az 2.4 ghz hızında bir işlemci ve 512 mb ram ihtiyacı duyar.

    Windows işletim sistemi üzerinde VMware yazılımı aracılığıylada AsteriskNOW ve trixbox‘ı kurabiliriz. Performanstan ödün vermiş olmamıza rağmen en pratik Asterisk server kurulumu bu şekilde olur.

    Categories: bitirme projesi, VoIP Tags: ,

    SIP server kurmak

    April 5, 2009 Leave a comment

    İlk aşamada bir SIP server yazılımı temin etmek gerekir. Kullanım kolaylığı ve dökümantasyon açısından

  • Mobicents
  • Asterisk
  • tavsiye edeceğim yazılımlar. Tecrube edindiğim Asterisk’in Linux kurulumu üzerinde duracağım.
    Bir SVN server araçılığıyla kaynak kodumuzu indiriyoruz:
    Not: Eğer SVN yüklü değilse aşağıdaki komut aracılığıyla SVN paketini yukleyebilirsiniz.
    # apt-get install subversion

    Stabil Asterisk sürümünü indirebilmek için;
    # svn checkout http://svn.digium.com/svn/asterisk/branches/1.2 asterisk-1.2
    # svn checkout http://svn.digium.com/svn/zaptel/branches/1.2 zaptel-1.2
    # svn checkout http://svn.digium.com/svn/libpri/branches/1.2 libpri-1.2

    En son Ana CVS Versionunu indirebilmek için;
    # svn checkout http://svn.digium.com/svn/asterisk/trunk asterisk
    # svn checkout http://svn.digium.com/svn/zaptel/trunk zaptel
    # svn checkout http://svn.digium.com/svn/libpri/trunk libpri

    Asterisk kaynak kodlarını indirdiğiniz yere ulaşabilmek için
    #cd /usr/src/asterisk

    Son olarakta kaynak kodlarını derlemek için;

    Dikkat kurulum sırası: libpri, zaptel, asterisk şeklinde olmalıdır.

    -libpri kurulumu
    #cd /usr/src/asterisk/libpri
    #make clean
    #make
    #make install

    -zaptel kurulumu
    #cd /usr/src/asterisk/zaptel
    #make clean

    #make install
    Not: Kernel 2.6 kullanıyorsanız
    #make install komutundan önce
    #make linux26 komutunu çalıştırınız.

    -asterisk kurulumu
    #cd /usr/src/asterisk/asterisk
    #make clean

    #make install

    Not: Beklemede mp3 uzantılı ses dosyalarını kullanmak icin
    #make install komutundan önce
    #make mpg123 komutunu çalıştırınız.

    Kolay Gelsin.

    Categories: bitirme projesi, VoIP Tags: ,

    Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak

    April 2, 2009 Leave a comment

    herşey yapılabilir
    bir beyaz kağıtla
    uçak,örneğin uçurtma,mesela
    altına konabilir
    bir ayağı ötekilerden kısaolduğu için
    sallanan bir masanın
    veya şiir yazılabilir
    süresi ötekilerden kısa
    bir ömür üzerine.

    bir beyaz kağıda
    her şey yazılabilir
    senin dışında
    güzelliğine benzetme bulmak zor
    sen en iyisi sana benzemye çalışan
    her şeyden
    bir gülden, bir ilk, bir sonbahardan sor
    belki tabiattadır çaresi
    senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
    ve benim
    bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
    anlarım bitkiden filan
    ama anlatamam
    toprağın güneşle konuşmasını
    sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla.

    sen bana ışık ver yeter
    bende filiz çok
    köklerim içimde gizli
    gelen giden,açan soran,bere budak yok
    bir şiir istersin,
    “içinde benzetmeler olan”
    kusura bakma sevgilim
    heybemde sana benzeyecek kadar
    güzel bir şey yok.

    uzun bir yoldan gelen
    tedariksiz katıksız bir yolcuyum
    yaralı yarasız sevdalardan geçtim
    koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
    her şeyi anlattım
    olan, olmayan,acıtan, sancıtan
    bilsem ki sana varmak içindi
    bütün mola sancıları
    bütün stabilize arkadaşlıklar
    daha hızlı koşardım
    severadım gelirdim
    gözlerinin mercam maviliğine

    sana bakmak
    suya bakmaktır
    sana bakmak
    bir mucizeyi anlamaktır

    sana sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
    aşk sorgusunda şahanem
    yalnız kelepçeler sanıktır
    ne yazsam olmuyor
    çünkü bilenler hatırlar
    hem yapılmış,hem yapma çiçek satanlar
    bahçıvan değil tüccarlardır
    sen öyle göz
    sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
    sen teninde cennet kayganlığı iken
    sana şiir yazmak ahmaklıktır.

    bir tek söz kalır
    dişlerimin arasından
    ben sana gülüm derim
    gülün ömrü uzmaya başlar

    verdiğim bütün sözler
    sende kalsın isterim
    ben sana gülüm derim
    gül sana benzediği için ölümsüz
    yazdığım bütün şiirler
    sana başlayan bir kitap için önsöz.

    sana bakmak
    bir beyaz kağıda bakmaktır
    herşey olmaya hazır
    sana bakmak
    suya bakmaktır
    gördüğün suretten utanmak
    sana bakmak
    bütün rastlantıları reddedip
    bir mucizeyi anlamaktır
    sana bakmak
    allah’a inanmaktır..

    YILMAZ ERDOĞAN
    mart 2000-bodrum

    Categories: Uncategorized Tags: ,

    Kurdun Ensesi…

    April 2, 2009 Leave a comment

    Bilgisayar mühendisiliği okuyup hatta bitirme aşamasında olupta Open Source oluşumuna herhangi bir katkıda bulunmamak ilerde yapacağınız mesleğe en büyük vefasızlık olur şimdiden.Bu kanıya nerden vardığımı minik bir hikaye ile anlatmaya çalışayım.

    Bitirme projesi. Bu dönemin özeti bu olacak sanırım benim için. İnsan hata yapabilir. Bende Aman bir şeyler öğreneyim. Az dersim var, çok zamanım var, çalışır yaparım düşüncesiyle ve sağolsun proje danışmanımın “ZOR” uyarılarına rağmen güzel bir bitirme projesi konusunu hem de araştırıp buldum. Ne vardı şöyle güzel bir web-based proje bulsam bir haftada bitirsem sonra ense yapıp gezsem tozsam, stress yapmasam. Super bir proje konusu olmayabilir belki fakat en azından bizim okulda emsali olmayan konular üzerine bir çalışma olduğunu yazılmış tezleri incelerken öğrenmiş oldum.

    Dönem başı rahatsız olduğum için başlayamadım bir türlü. Makale araştır, oku. İlk haftaların özeti oldu. Sonra danışmanım sağolsun bir firma ile görüşüp projem için yardım sağlayabileceklerini belirtti. Gayri ihtiyari seviniyor insan. Çok karşılaşmadığımız vak’alar bunlar.

    Sonuç ? Açıklayayım.

    İletişime geçip bir cevap alıp görüşene kadar sanırım 3 hafta geçti. Bu süre içinde nasıl olsa yardım alacağım diye işleri ağırdan alıp kuracağım sistem üzerine çalışmamam eşşekliğin önde gideni. Bunu algılamayıp kabul etmemek daha büyük eşşeklik. En sonunda görüşmeye gidip gidip verebilecekleri yardım ve benim ihtiyaçlarım konusunda sonucu belli olan bir görüşme yaptık. Ordaki yetkili

    -Şirket politikası gereği herhangi bir yazılım veremiyeceklerini hatta bunu herhangi bir şirketin yapmayacağını, açık kaynak yazılımlara yönelmemi belirtti.

    Bundan sonrasınıda pek dinlemek istemedim açıkcası. Ne dediyse evet deyip görüşmenin kısa olan süresini dahada kısaltıp ordan hemen çıkmak istedim. Tabi şunu belirtmekte fayda var. Kesinlikle orda görüştüğüm kişiler ya da firma hakkında olumsuz bir düşünceye sahip değilim. Bir cevap almak için uzun süre beklememin haricinde herhangi bir hataları yok.

    Benim hatam ise “Kurdun ensesi niye kalındır ?” sorusuna olan cevabı unutmuş olmam. Malum bilgisayar mühendisleri olarak yardım ya da başlangıç için tavsiye isteyen insanlara kendimizi “kendin öğren” düsturuna fazla kaptırıp, “Google nedir biliyon ? ” demeyi üstünlük olarak algıladığımız için kurdun ensesinin niye kalın olduğunu hiçbir zaman unutmamam gerekirdi.

    Farklı bir açıdan baktığımızda ise güzel tarafları bu deneyimin. Okulun ilk senelerinde “açık kaynak” oluşumu üzerine baya bir kaynak incelemiştim.  Bilgisayarıma linux kurabilmek için(o zamanlar next+next kurulumu olan ubuntular yoktu :) ) kaç hafta uğraşmıştım. Sonra biraz okul sayesinde birazda tembelliğin etkileri sayesinde ateşim söndü. Şimdi ise deliler gibi işime yarayacak açık kaynak yazılım araştırıp kurup kodlarını inceleyip compile etmeye çalışıyorum. Bunu zamanında yapmış olsaydım. Gidip eski hocam Ali Sezgin’in deyimiyle Ruhunu paraya satmış bir firmanın yardımını almayı düşünmek yerine kendi işimi kendim yapmış olurdum.

    Şimdi Laboratuar günlükleri yazabilecek kadar bitime labında vakit geçiriyorum. Biter ya da bitmez proje, önemli olan ders alıp ilerde aynı hataları tekrar etmemek.

    Follow

    Get every new post delivered to your Inbox.