Dur dedi..
Tüh be ! Yerlerde su birikmiş açıkta oynanmaz şimdi tüm hayallerim yıkıldı şimdi.Seda ya veda ettim geri döndüm.Bir şansımı deneyeim dedim.Sosyaldeki hizmetli ağabeyin yanına gittim kapalıyı açmasını rica ettim.
-en az 8 kişi olmanız lazım.
-sadece ben varım.
-açamam kusura bakma
-abi görmüyor musun dışarda yağmur var
-yapabileceğim bir şey yok. Bende emir kuluyum.(en sevdigim tarafı burası acıtasyon
)
-ya şimdi çagırsam 20 kişi gelir ama burda 1 saat milleti beklemek istemiyorum.
-belki sevgi hanım yardımcı olabilir.
-O kim
-bina amiri(miş).
-nerde görüşebilirmiyim.
-buralardaydı
- megerse sayın çokbaşkan bedo binada oldugu için tüm çalışanlar telakkuz vaziyetindeymiş haberim yok.
sonunda sevgi hanımala müşerref olabildik.
kapalıda oynamak istedigim belirttim
-en az 8 kişi olmanız gerekir bir de taner hocanın iznini isterim.
-yuh be(tabi içimden) ama dışardaki yagmuru görüyorsunuz bu şartlar altında dışarda oynamamı bekleyemezsiniz degilmi.
-boş sahamız yok antreman var
-ama aşagısı boş
-şimdi gelcekler(miş)
-onlar gelene kadar oynarım bende (tam tartışma havasına girdim artık)
- kadında farketti hemen ikna edemicek beni (kahretsin
)
-tamam git oyna (lutfeder gibi ..maL insan amir olmus ama *adam olamamış)
-acabilir misiniz peki ?
-açık zaten
-açık değildi az önce
-açıldı şimdi
-peki teşekkürler
Tam tahmin ettigim gibi açık degilmiş.
Tekrar üst kata çıktım açtırdım bu sefer.
Üfff amma paslanmışım, çembere top degmedi nerdeyse.Yaklaşık 1buçuk ay oynamadık olcak o kadar.Koskoca salonun sessizligi bir başka güzel oluyormuş megerse.Şahsıma özel bir saha, bir top ve pota başkada bir şeye gerenk yok zaten.Ben böyle iyiyim, rahatım, huzurluyum, mutluyum, umutluyum, falan filan…Gene damarım tuttu sanırım geçenlerde yazdıgım “YALNIZLIK NEfRET ve BEN” deki etkileri hala taşıyorum üzerimde.Sanırım dogru bir karar vermişim bazı şeyleri degişmesi gerekecek.Bilmiyorum bunu yine gerçekleştiremiyecegim sanırım ama inadım biraz yardımcı olcak galiba bu konuda hissedebiliyorum.İnsanın sürekli bir degişim icinde mi olması gerekiyor.(bir dakika)Çok güzel bir soru yakaladım.Bunu başka zaman düşünmeliyim.
Cidden var bende bir şey ısındım biraz ama top elime bir türlü oturmadı gitti.Yamuk yumuk atıyorum herseferinde topu o da cember haric herşeye degiyor haliyle.biraz turnike denedim bende yakında, pota altından topu atmaya başladım, biraz hızlı koşmak için hareketli oldum sürekli.Sanırım biraz ısınabildim.Top artık çemberle resmen sevişmeye başladı.herseferinde çeöbere degiyor, etrafında donuyor, yada her iki tarafına bir kaç kez degip dışarı çıkmaya başladı.Bu hem iyi hem kötü haber;iyi haber ısınmaya başladım,kötü haber hala girmiyor bu melet.Sol elim baya zayıflamış onu farkettim biraz onu çalıştırmak icin kastım.gerçekten kötüymüş sol elim onu kullanmak icin bir şeyler yapsam fena olmayak.
Sonunda ısındım.Bu nerdeyse attıgım her topun girmesiyle ortaya cıktı.Isınınca fena atmıyorum aslında ama şutlarım gerçekten kötü.Pekte umrumda degil. Kötüyse kötü dert etcek birşey yok.Nasıl olsa saha benim.Kötü ya da iyi oynadıgımı kimse bilmiyor.Burda istedigim gib hareketler yapabiliryorum.Mesela basket attıktan sonra ilginç dans figürleri(bunlar Shaquile O’neil in kiler kadar iyi degil tabi ki
),çocukça sesler, ancak yaramaz yumurcakların yapabilecegi türden aklıma ne geliyorsa hepsinden yaptım.İyi de oldu.Sakinleştim biraz.
Farketmedim degil topu her elime aldıgımda gene patur putur sesler geliyordu.Allah ım delircem hala şu elektriklenme olayı neden oluyor bir turlu anlamış degilim. Yaklaşık 3 aydır oluyor bu bir care de aklıma gelmiyor.İşin garip tarafı son zamanlarda geçer gibi olmuştu.Dönem sonunda neydi o oyle elimi her kapıya uzattıgımda patur putur sesler geliyor, elektrik carpıyordu herseferinde.Psikiyatr a gitmeyi bile göze almıştım bu yüzden ama bu konuyla alakası yokmuş.Ben delirmeden önce umarım gecer şu olay.İnsan korkuyor bu tarz bir şeyden.kendimi anormal (sanki çok normal bir insanımda) görmeye başladım bu yüzden.
Saat 14.37 de girmiştim sahaya 15.50 gibi hizmetli geldi artık kapatıcam dedi.Teşekkür ettim kendisine ve “antrenman yapıcak takımın ” hala gelmedigini söyledim. Mazallah çocukların başına bir şey gelmiş olmasın bir arayın dedim.(yemezler güzelim antrenman yapılacakmış geçen hafta içindi o basit yalanlar).
Sanki mikail benim için çalışıyor bu gün havadan altın yağsa diye geçirsem içimden milletin kafasına altın yağcak neredeyse.Havada hafif bir yağmur usul usul, sessiz sessiz yağıyor.Ne güzel tam benlik biraz daha yağsaydı iyi olurdu sanki ama bu da iyidir.Terliydim ve hala sıcaktım tam hastanelik bir durum, kapşonumu başımdan çıkardım ve yağmurun tadını çıkardım yüzümü gökyüzüne dogru çevirdim damlalar hafif hafif dövüyordu yanaklarımı.Çok seviyorum ben yağmuru, güzelde bir ismi var söyleyince bile insan bir rahatlama hissediyor göğsünde.”Yağmur” ne kadar hafif değil mi bir kuş gibi sözler dudaklardan çıktıgında bir kuş gibi uçuyor adeta, olabildigince yavaş mesafe kat ettim ve yağmurun tadını çıkarmaya devam ettim. Yurdun lobisine oturdum, gazeteleri karıştırmaya başladım.İlginç gelişmeler olmuş 1-2 gündür takip etmiyordum haberleri, arada kaçırmamak gerek.
Yarım saatlik gazete keyfinden sonra odama çıktım. Bilgisayarımı açtım. Baktım gene yok…Bir an önce bir kesinlik istiyorum bu konuda, aslında kesinlik var da ben kendimi kandırmaktan hoşlanıyorum sanki.Bir türlü kabullenemiyorum.Daha önce tek tüfek bir yaşam tarzı benimsememin bana bir çok faydası oldu.Her işimi kendim yapmasını öğrendim bu da bazı arkadaşlarımın takdir ettigi kendi ayakları üzerinde durmamı sagladı ve şu anda ne maddi ne de manevi olarak kimseye karşı sorumlu degilim. Dezavantajlarıda son bir kaç sene içinde kendini belli etmeye başladı.İnsanlara karşı soğuk olmam onlarla ilişki kurmamı zorlaştırdı her geçen gün.Reddedilmeyi hiç hazmedemezdim.Hala da öyle daha önceleri çevremle pek içli dışlı olmadıgım icin kimseden bir şey talep etmezdim dolayısıyla reddedilmezdim.Bu günlerde ise durum çok farklı insanlarla ilişkilerin sadece maddi degil manevi yönünde oldugunu atlamışım sanırım.Büyüdükçe farkına varmadıgı kavramlarında oldugunu ögreniyor insan, sanırım bunların çogunu atlamışım.Kısa sürede bunu atlatabilemeyi dilerdim atlatmak için bir kaç senedir uğraştıgımı goz önünde bulundurusak biraz zorlanacagım çok belli ama inat hala inat bendeki.
Mis gibi terlemişim banyoya girdim ılık bir duş aldım her zamanki gibi.Suyla oynamayı çok seviyorum sanırım.Yeni temiz bir şeyler geçirdim üzerime.Bu gün ne yaptıgımı düşündüm biraz sonrada ne yapacagımı, yarın yarından sonra…
Değişmem gerenk, düzelmem gerenk kendime itiraf etmekte zorlandıgım yalanları bertaraf etmem gerenk, biraz durulmam gerenk, artık sessizleşmem gerenk, dikkat etmem gerenk, bu yazıyı hep aklımda tutmam gerenk….
KURAL 3:İnsanın karşısına çıkabilecek en büyük engel kendisidir.Bir işe girişmeden önce kendisini ikna etmeli insan.